|
|
Ana Sayfaya Dönüş
X /Twitter @emeksinema Mehmet Kurtkaya - Telegram İstanbul Moda Suç ApartmanıMehmet Kurtkaya8 Mart 2023 Son güncelleme: 14 Ekim 2026 ÖZETBu bina resmi belgeli bir tabut. 50 yıllık, deniz kumuyla inşa edilmiş. Zeminde bir kolondan boru geçiren bina yönetimi, ilaveten zeminde kiriş-kolon kırığını gizlemiş. Ayrıca bu tabut binada kaçak inşaatlarla büyütülen daireler satıldı, kiralandı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinden henüz bir buçuk ay geçmişken, 21 Mart 2023'te Kadıköy Belediyesi kendi resmî raporuyla tespit etti. Belediye raporuna ve İmar Yasası'na göre, bir aylık süre içinde üniversiteden yapısal güvenlik raporu alınmayan bu binanın 2023 yılında yıkılmış olması gerekiyordu. Binadakilerin yargılanmaması ve yasadışı elde ettikleri ranta dokunulmaması için belediye, kendi dürüst mühendislerinin yazdığı raporu, ısrarla ve bu sayfada yayınladığımı bilmesine rağmen, üç kez üst üste örtbas etti. Rapora ve yasaya göre tahliye edilmesi gereken bu tabut binada hâlâ kaçak inşaatla büyütülen daire kiralanıyor. TC yetkilileri ve Kadıköy Belediyesi, resmî belgeli ve fotoğraflı yüzlerce tivitime cevap vermemeye devam ediyor. Can güvenliğimi korumak için suç duyurusunda bulununca, başsavcılığın soruşturma başlattığını bilmesine rağmen, bir başka savcı, suç duyurumu gerekçe göstererek, susturma amaçlı aleyhime vesayet davası açtı; bu tabut binada depremleri yaşatarak can güvenliğimi tehlikeye attı; hem vesayet davasıyla hem de tabut binaya mahkûm ederek çifte psikolojik işkence uyguladı. Başsavcılık soruşturma başlattı, İçişleri Bakanı'ndan Kadıköy Belediye Başkanı hakkında soruşturma izni istedi, ancak bakanlık usulsüz bir kararla izin vermedi. Başvurularım her aşamada hukuk katliamıyla susturulmaya çalışıldı. TC, belediyenin resmî raporuna göre yıkılması gereken binayı yıkmadı. Beni, raporun örtbas edilmesi suçunu bildirdiğim için vesayet davasıyla cezalandırdı ve tabut binaya mahkûm etti. Binada bu örtbasa itiraz eden tek kişi benim; bu suça ortak olmadığım için T.C. akli melekelerimin yerinde olmadığını iddia ediyor. TC'nin bu aleni ve ciddi insan hakları ihlallerini 20 Mayıs 2025'te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne taşıdım. Yapay Zeka, resmî belgelere dayanarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları maddelerini TC'nin tam 16 kez ihlal ettiğini tespit etti. Sayfanın en altında ihlal edilen BM maddeleri ve hangi resmi belgelere dayandigini bulabilirsiniz.Toplamda altı yılı aşkın bir süredir devam eden bu mücadelemin resmi belgeleri aşağıdadır. Altı Yıldır Devam Eden Yolsuzluk, Rapor Örtbas Suçları ve İnsan Hakları İhlalleri⚠️ ÖNSÖZAltı yıldır İstanbul Kadıköy Moda'da oturduğum binada, sistematik yolsuzluk ve hukuksuzluklarla mücadele ediyorum. Son üç yılda gerçekleri ortaya çıkardığım için Türkiye Cumhuriyeti tarafından ciddi insan hakları ihlallerine maruz bırakıldım. Turkiye'nin ihlal ettigi Birlesmis Milletler maddelerinin listesi ve gerekceleri yazinin bitiminde yer aliyor. Orijinal İngilizce BM Basvuru belgesi, referans no: d02ryu4c - (Yapay Zeka Türkçe Çevirisi) Dünya hukuk tarihinde, resmi belgelere dayanan bir yapı güvenliği ihbarına misilleme olarak vesayet davası açıldığına dair bir emsal yok; yapay zekaya sorabilirsiniz. Kadikoy Belediyesi ve Belediye baskani Mesut Kosedagi'na yasalara uymasi cagrim (video Subat 2026) 8 Ekim 2026'da kendiliginden coken bina gibi Istanbul'da binlerce bina var Bu çöken bina hakkında senelerce uygulanmamış bir yıkım kararı olduğu ortaya çıktı. Benzer bir durum Moda Suç Apartmanı için de geçerli, ancak önemli bir farkla: Hem Kadıköy Belediyesi hem de TC, itirazlarıma vesayet davası ve takipsizlik kararıyla karşılık vererek ilave ciddi insan haklari ihlalleri gerceklestirdi. 6.2'lik 23 Nisan 2025 depremi dahil, son üç senedir İstanbul depremlerini bu binada yaşamak zorunda kaldım.CAN GÜVENLİĞİ RİSKİ TAŞIYAN YAPI – BİR "TABUT BİNA"NIN ÖYKÜSÜ1999'da İzmit'te meydana gelen ve 30 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği 7.5 büyüklüğündeki depremden bu yana, tüm uzmanlar İstanbul'da büyük bir deprem bekliyor ve bu yönde yasal düzenlemeler yapılıyor. Ancak İstanbul'un en popüler semtlerinden Kadıköy Moda'da oturduğum bina, yaklaşık 50 yıllık, bugünkü yönetmeliklere aykırı deniz kumuyla inşa edilmiş ve mevcut deprem yönetmeliklerine uygun olmayan bir yapı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi raporlarına göre kentin en riskli bölgelerinden birinde yer alıyor. SUÇ ÖRGÜTÜNE DÖNÜŞEN APARTMAN YÖNETİMİ VE TEHDİTLERBinada on yıl boyunca vergi numarası olmadan, fatura kesmeden, fatura almadan, defter tutmadan, bina dışından kaçak yöneticilik yapan Mikael Yardım'ı ve onu yönetici seçen daire sahiplerini defalarca sözlü ve yazılı olarak yasalara uymaları konusunda uyardım. Kendisinden yöneticilikten ayrılmasını istediğimde, aracına 1980 darbe dönemine ait eski bir TSK Hava Kuvvetleri giriş kartı koydu; ardından "binayı yıktırırım, kaçak inşaatları yıktırırım" tehditleriyle yeniden yönetici seçildi. Bu tehditlere, yasalara aykırı bina yönetici seçimlerine rağmen yasalara uyulması çağrımı yineledim; ancak her seferinde binadakiler ve yöneticiler yasadışı uygulamaları arttırarak sürdürdü.
BİNA HASARI GİZLENDİ, KAÇAK İNŞAATLA BÜYÜTÜLMÜŞ DAİRELER SATILDI, KİRALANDIMikael Yardım ve bazı daire sahipleri, bina zeminindeki kiriş/kolon hasarını gizledi. Yardım'ın yürüttüğü kapsamlı tadilatlar sonrasında, bu hasarlı binada daireler satılmaya ve kiralanmaya devam etti. Eski bina yöneticilerinden TSK emeklisi Süleyman Esringü'ye ait kaçak inşaatla büyütülmüş bir daire, ölümünün ardından Volkan Yenilmez tarafından Lilya İrem Salman'a satıldı. Binada on bir daireden dördünün TSK bağlantısı var(dı). 1. ÖRTBAS – KADIKÖY BELEDİYESİ'NİN YALANIOnbinlerce insanın ölümüne yol açan ve binalarda ve belediyelerde sistemik yolsuzlukları ortaya koyan Kahramanmaraş depremlerinden bir ay sonra Kadıköy Belediyesi'ne başvurarak, binamızdaki kırık kolon ve kaçak inşaat iddialarının araştırılmasını talep ettim. Seffaf bir surec olmasi icin belediyeye basvurumu binadaki yasa ihlallerini belgeledigim blog sayfamin linkini vererek yaptim ve sayfayi duzenli olarak belgelerle guncelledim. Buna ragmen belediye goz gore gore ve israrla suc isledi. Belediye mühendisleri, zeminde kirişin kolondan çıktığını belirterek tebligat yapılacağını söyledi. Ancak Kadıköy Belediyesi ısrarlı taleplerime rağmen (yaklaşık haftada bir, toplamda yedi e-posta) 2,5 ay boyunca denetim sonucunu bildirmedi; nihayet 21 Mart 2023 tarihli raporu gizleyerek, "kırık kolon yok" yalanıyla başvurumu 27 Mayıs 2023'te sonuçlandırdı. Bu ilk yalan, ilk örtbastı.
BELEDİYE, KAÇAK İNŞAATLARI DOĞRULADIBelediyeye başvurumda bildirdiğim kaçak inşaat iddiası da doğrulandı: Binadaki 11 daireden 6'sı kaçak inşaatla büyütülmüştü ve bunların 5'i ilave belediye raporuyla tespit edildi. RAPOR ORTAYA ÇIKIYOR – RESMİ BELGEYLE YIKIM ZORUNLULUĞUBina rapor örtbasının ardından, kaçak inşaatla büyütülmüş bir daire satışa çıkarılınca Kadıköy Belediyesi'nin yasal sorumluluğunu hatırlatan bir yazı yazdım. Bunun üzerine gizlenen resmi bina raporu aylar sonra tarafıma iletildi. Rapora göre: - Binanın zemininde bir kolondan boru geçirilmiş, - Binanın zemininde bir kiriş kolondan çıkmış, - Binadan bir ay içinde üniversite raporu istenmesi, aksi halde İmar Kanunu'na göre yasal işlem yapılması gerektiği belirtilmiş.
2. ÖRTBAS – BELEDİYENİN SUCTA ISRARIRapor ortaya çıkınca belediye, apartmana tebligat yaptığını bildirdi. Ayrıca, binanın yapısal bütünlüğünü bozan kaçak inşaatlardan beşini yıktırdı. Ancak apartman binada oturum icin yasal olarak zorunlu olan üniversite raporunu vermediği halde belediye yasal işlem yapmayarak ikinci kez bina rapor örtbası yaptı.
YARGI DARBESİ – SUÇ DUYURUMA SUÇLA KARSILIKBinaya verilen bir aylık süreye rağmen dokuz ay geçince, bir dilekçe, resmi rapor ve resmi belgelerle birlikte apartman sakinleri ve Kadıköy Belediyesi hakkında suç duyurusunda bulundum. Kamu görevlilerinin işlediği suçları araştıran Başsavcılık Özel Büro soruşturma başlattı (Takip No: 2023/280089).
Bassavcilik Ozel Buro Sorusturmasini baslatan dilekcem Ancak başsavcılık Özel Büro'nun açtığı ve devam eden soruşturmanın nosu ifademde yer almasına rağmen, bir başka savcı, resmi raporu içeren ve soruşturma başlatan şikâyet dilekçem için "tamamen soyut" diyerek takipsizlik kararı verdi.
PSİKOLOJİK İŞKENCE – VESAYET DAVASI İLE SUSTURMABir başka savcı ise yine aynı dilekçemi gerekçe göstererek, akli melekelerimin yerinde olmadığı iddiasıyla vesayet davası açtı. Dilekçede akli meleke yönünden bir sorun olsa Başsavcılık soruşturma başlatmaz, ön incelemenin ardından İçişleri Bakanlığı'na başvurmazdı. Ayrıca hiçbir durumda suç duyurusu nedeniyle vesayet davası açılamaz. Ben yalnızca şikâyetçi değil, aynı zamanda tanık olduğum için bu, devam eden bir soruşturmaya yasadışı müdahale demektir.
Hem vesayet hem de takipsizlik kararları, açık bir yargı darbesi ve suçtur. Bu kararlar, irademi kırmak için senelerce süren ve her defasında büyüyen suçta ısrarın (doubling down) açık bir göstergesidir. Öncelikle bu kararlar benim ve binadakilerin can güvenliğini tehlikeye atmıştır. İlaveten, bir kişiyi akli melekeleri yerinde değil iddiasıyla, depremleri resmi raporlu tabut binada yaşamaya mahkûm etmek eziyet ve işkence suçudur. Kişinin akli melekelerinin yerinde olmadığıni iddia ederek tabut binaya mahkum etmek daha ciddi bir işkence suçudur; zira akli melekeleri yerinde olmayan birinin, ozellikle depremleri yasarken daha ağır strese maruz kalacagi aciktir. Ayrica akli melekeleri yerinde olmayan biri kendini savunamaz. Psikiyatrik muayene sonucu acil yatis durumum olmadigina dair belge -24 Mayis 2024 ancak ilave standart testler istediler saglam belgesi vermek icin (Hastane gecmisim yok, sabikam yok, bu hayatimda ilk ruh ve sinir hastanesine gidisim oldu, mahkeme/polis emriyle. Sebebi suc duyurusunda bulunmam, ustelik suc duyurum sorusturma baslatmasina ragmen.) Benim degil, binanin curuk raporu var. Suc isleyip binayi yikmiyorlar, bana rapor cikartmaya calisiyorlar. Ayrica, bashekim yardimcisi dava dosyasi istemek zorunda kalmis, halbuki mahkemenin gondermek icin 6 ay zamani vardi. Ilaveten en az bir norolog ve bir psikiyatristten olusan kurul raporu istemisti, yani gorusmede bir de norolog olsaydi raporu almis olacaktim. Dahasi, danistigim Haydarpasa Numune hekimi sizden istenen psikiyatrik tetkikler, akli meleke tespiti bambaska bir sey dedi. Yani hastane sureci de tamamen hukuksuzdu. TC VE BELEDİYE, BİNADA SUÇ İŞLEYENLERİ CESARETLENDİRDİTC ve belediye, binadaki suçlara müdahale etmek ve binayı tahliye etmek yerine, şikayet ettiğim için bana karşı suç işledi; bu, raporu örtbas edenleri cesaretlendirdi. Raporu örtbas eden apartman sakinleri, bina yöneticisi ve kız kardeşim tarafından, suç duyurusunda bulunmadan önce ve sonra defalarca "manyak" olarak nitelendirildim; huzurum ve sükûnum sistematik olarak bozuldu. Bu, hukuki bir süreç değil, vesayet davasıyla aynı amaca hizmet eden sistematik bir itibarsızlaştırma kampanyasıdır. VESAYET DAVASI CAN GÜVENLİĞİMİ SAĞLAMAMA ENGELTC vesayet davasinda basarili olsa, tabut binadan kurtulmak icin mucadele etmeme dahi engel olmus olacak. Vesayet davasi yaşama hakkima mudahaledir.3. ÖRTBAS: APARTMAN, BELEDİYEYE BİNA SAĞLAM RAPORU YERİNE KOLON TADİLAT RAPORU VERDİ; BELEDİYE KABUL ETTİSuç duyurumdan üç hafta sonra apartman yönetimi, belediyenin 17 Temmuz 2023'te gönderdiği tebligattan bahsetmeden, "tebligatı yeni aldık" diyerek, kolondan geçirilen boru ile ilgili 9.500 TL'lik bir tadilat yaptığını ve belediyenin bunu kabul ettiğini duyurdu. Halbuki raporda bina zemininde bir kirişin kolondan çıktığı da yazıyor ve en önemlisi hem ek yazida hem de raporda, binada oturum için üniversite raporu yasal olarak zorunlu kılınıyor. Apartman üniversite raporu vermemesine rağmen, belediye yine yasal işlem yapmayarak raporu üçüncü kez örtbas etti. Apartmandakilerin tamami ortbaslara uydu, ozellikle Mikael Yardim'i apartmana musallat eden bilgisayar muhendisi Cuneyt Goksu, baldizi Ayse Bagis, Nurdan Kivanc, Mikael Yardim'in kizi Belinda Gunter, Lilya Irem Salman, Avukat Birsen Malkoc, Noter Tulay Cihangir, Denge Site Yonetimi ve yoneticisi Sebahattin Keskin.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DEVREDE – SUÇ ISLEYEREK SORUŞTURMAYI DURDURDUİlaveten İçişleri Bakanı, Başsavcılık'a belediye başkanı hakkında soruşturma izni vermeyerek soruşturmayı durdurdu. Gerekçesini ise, var olmayan avukatıma gönderdi. Oysa suç duyurumda avukat olmadan başvurduğum açıkça belirtilmişti. Bunun üzerine savcılık takipsizlik kararı verdi.
Karara itiraz ettim; belediyenin 22 kez gorevini kotuye kullandigini resmi belgelerle ortaya koydum. Ayrica yasama hakki, konut hakki ve mulkiyet hakki gibi temel haklarimin ihlal edildigini itirazimda belirttim. Iki yıldir itirazıma yanıt verilmiyor. Bu süreçte benim ve binadakilerin hayatı tehlikeye atılmaya devam etti. Bakanlıklara, belediyelere ve askeri mercilere attığım yüzlerce tweet yanıt bulmadı. REDDİ HAKİM TALEBİMİN REDDİ3 Aralık 2024'te Hakim Ali Topaloğlu'na 10 gerekçeyle reddi hakim talebim (davanın şikayetime dayanması, usulsüzlükler, benim kimlik bilgilerime ragmen vesayetin Nurcan Turkan isimli bir yabanciya istenmesi, 90 yaşındaki anneme tek başıma bakıyor olmam - ki bu, vesayet iddiasının aksine, karar alma ehliyetimin yerinde olduğunun ilave kanıtıdır — ) ertesi gün, itirazlar esasa dair, "oyalama" denilerek reddedildi. Halbuki davanin kurulusuna ve esasa dair bunca aleni hukuksuzlugu gormemek ancak suclayandan taraf olmakla mumkun. MAHKUM EDİLDİĞİM HAYAT – TABUT BİNADA DEPREM BEKLERKENDepremleri bu resmi raporlu tabut binada yaşamaya mahkûm edildim, çünkü başka evim yok. Yaşadığım depremlerin en büyüğü, 23 Nisan 2025'teki 6.2 büyüklüğündeki İstanbul depremiydi (Türkiye'nin 6.5 bina yıkım eşiğine yakın). Uzmanlar 7.0+ deprem uyarısı yapıyor. Resmi Kadıköy Belediyesi raporuna göre 2023 yılında yıkılması gereken binada daire satış ve kiralamaları devam ediyor. Rapor örtbas edilirken daire satışı hem ahlaken doğru değil hem de yasalara aykırı. Bu nedenle ne dairemi satıp çıkabiliyorum ne de depremleri tabut binada yaşamaktan kurtulabiliyorum. Başka evim yok, ilaveten 90 yaşındaki annemin bakımını tek başıma üstleniyorum. AİLE İHANETİ50 yıllık aile tanıdığım Avukat Kemal Kaya, 8 Haziran 2024'te ABD vatandaşı kız kardeşim Zeynep Kurtkaya Kayalıoğlu ve 2-3 daire sahibinin başka bir vesayet dilekçesi daha verdiğini bildirmişti. Kız kardeşim, binayı yasaya aykırı şekilde depolama/park yeri olarak kullanıyordu ve çıkarı için bina yönetimiyle birlikte hareket ediyordu.15 Mayıs 2025 tarihli WhatsApp mesajında ABD vatandasi ve bina rapor ortbasina katilan kardeşim Zeynep Kurtkaya Kayalioglu "Hukuki çözüm yok" yazdı. YAPAY ZEKA – BM'YE BAŞVURUTürkiye'nin insan hakları ihlallerinin iki yıl boyunca sürmesi üzerine, yapay zeka modelleri Deepseek ve Grok'un önerileri uyarinca 20 Mayıs 2025'te Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne başvurdum (Başvuru No: UN_d02ryu4c) ancak henüz yanıt alamadım. BM Hukuki Dayanakları: Yaşam Hakkı (ICCPR Madde 6, ICESCR Madde 11; Öneryıldız/Türkiye, AİHM, 2004 emsal); Adil Yargılanma (ICCPR Madde 14, BM Yargı Bağımsızlığı İlkeleri); İşkence Yasağı (UNCAT Madde 1); İfade Özgürlüğü (ICCPR Madde 19); Etkili Kanun Yolu (ICCPR Madde 2(3)). Özetle: Resmi rapora göre üç yıl önce yıkılması gereken bina hâlâ ayakta. Tüm suçlar resmi belgelerle sabit. Can güvenliğimi sağlamak için resmi raporlara dayanarak suç duyurusunda bulundum; yargılanan tek kişi ben oldum. Üstelik yıllarca hem psikolojik işkenceye hem de can güvenliği riskine maruz kaldım. Hem de dairemi satamaz durumda bırakıldım. Sonunda çaresizlik içinde Türkiye'yi terk ettim ancak parasizlik nedeniyle geri donmek zorunda kaldim. Yargı/Devlet Suçları & İlgili BM Hukuki DayanaklarıNot: Aşağıdaki ihlaller, 23 Nisan 2025'te İstanbul'da olan 6.2 büyüklüğündeki deprem ve uzmanların olası 7.0+ büyüklüğündeki deprem uyarıları dahil olmak üzere, can güvenliğine yönelik tehditleri artıran deprem riskleriyle daha da ağırlaşmaktadır.
Temel Gözlemler:
8 Mart 2023'te belediye basvurumla birlikte baslattigim ve belediyeye yolladigim bu blogun guncellemeleri iceren arsivi DELİL DOSYASI - RESMİ BELGELER: |